Çarşamba, 14 Kasım 2018 13:49

KIZILAY HAFTASI

Yazan

Kızılay hiçbir ayrım gözetmeksizin doğal yıkımlara,savaş yaralılarına,yardıma ihtiyacı olan herkese din,dil,ırk ayrımı yapmadan herkese yardım elini uzatır.Öğrencilerimize Kızılay ile ilgili slayt üzerinde konuştuktan sonra öğrencilerimiz ile birlikte Kızılay taçlarımızı yaptık.

Özel Çerkezköy Aygüneş Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi kurucu müdürümüz Savaş KAPÇAK ile Özel Optimed Hastanesi başhekimi Op.Dr.Recep ÇALIŞKAN'i ziyaret ettik . Kendisiyle ve Uzman.Psk.Asli Çağla DÖNER ile "Eğitsel Tanı ve değerlendirmeleri" kapsamında sohbet ettik .Katkılarından dolayı kurumsal iletişim Nagihan AKTAŞ ve Metin DEMiRTAŞ'a teşekkür ederiz .

Kurumumuzda ÖZEL EĞİTİMDE ‘DİL VE KONUŞMA TERAPİSİNİN ÖNEMİ’ konusu işlendi.
“Dil ve Konuşma Terapisine İhtiyaç Duyulan Durumlar:
Otizm Spektrum Bozukluğu, Zihinsel Engele Bağlı Konuşma Bozuklukları, İşitme Yetersizliklerine Bağlı Konuşma Bozuklukları, Akıcılık Bozuklukları(kekemelik(stuttering), Hızlı Bozuk Konuşma(cluttering)), Motor Konuşma Bozuklukları( Apraksi, Dizartri), Özgül Öğrenme Güçlüğü( disleksi, disgrafi), Travmatik Beyin Hasarı Sonucu Oluşan Dil Bozuklukları(Afazi), Sesletim-Sesbilgisel Bozukluklar(Artikülasyon ve Fonolojik Bozuklukları), Ses Bozuklukları, Yutma Bozuklukları, Dudak-Damak Yarıklıkları ve Dil Bozuklukları gibi…
TERAPİYE ERKEN YAŞTA BAŞLAMAK ÇOK ÖNEMLİDİR! Çünkü beyindeki öğrenme merkezi erken dönemde daha hızlıdır ve beyindeki bağlantılar yeni yeni oluşmaktadır. Dolayısıyla erken yaşta terapiye başlayan çocuklar ile o bağlantılar daha kolay şekillendirilip yeni yollar oluşturulabilir, terapide daha hızlı ve kolay ilerlenebilir.
Dil ve Konuşma Terapisti Özellikle Fonoloji, Morfoloji, Semantik, Sentaks ve Pragmatik olmak üzere dilin beş bileşeniyle ilgilenir.
Kekemelikte Doğru Bilinen Kritik Yanlışlar:
Bireye konuşurken çeşitli yüz ifadeleriyle beraber ‘ Dur, Sakin Ol, Derin Nefes Al, Yavaş söyle) gibi sözler kesinlikle söylenmemeli.
Kekemelik başladığında mutlaka bir Dil Ve Konuşma Terapistine gösterilmeli, geçeceğini düşünüp beklenmemeli ya da herhangi bir ilaç kullanımı gibi yöntemlere başvurulmamalıdır. İlaç kullanımı faydadan çok zarar getirebilir. 
KEKEMELİK PSİKOLOJİK DEĞİLDİR, GENLERDE AÇIĞA ÇIKMAYI BEKLER, GENETİKTİR!
Ses sağlığımızı korumak için;
Sigara, Alkol Kullanmamalı,
Çay, Kahve gibi kafein içeren içeceklerin tüketimini minimum düzeye indirmeli, gün içinde bol bol su tüketmeliyiz

Otizm nedir?

Otizm, bireyin dış dünyadaki uyaranları algılamasını, aldığı bilgileri düzenleyip kullanılmasını etkileyen, yaşam boyu süren gelişimsel bozukluktur. Kaynağı psikolojik değil, nörolojiktir, diğer bir deyişle beynin işlev bozukluklarına bağlıdır. Otizmin beynin ve merkezi sinir sisteminin yapısındaki organik farklılık ya da bozukluktan kaynaklandığı düşünülmektedir.

Çoğu aile çocuğunda otizm olduğunu anlayamıyor
Otizm dahilindeki çocuklar fiziksel olarak genelde gayet sağlıklıdırlar. Bazen fazla hareketli olurlar; adlarıyla seslenilince tepki vermeme, bir etkinliğe odaklanamama gibi zorlukları bu hareketlilikle ilişkilendirilebilir ve aileleri yanıltır. Örneğin ‘Çok hareketli olduğu için çağırınca bakmıyor, aklı muzurlukta” derler. Daha sakin bir yapıda olan çocuk ise çok dikkat çekmez ve hatta ‘uslu’ bir çocuk olarak tanımlanabilir. Ayrıca otizm, fiziksel bir özellik taşımaz, örneğin çekik gözler, büyük eller veya kulaklar gibi. Bu nedenle aileler herhangi bir ‘problem’ konduramazlar çocuklarına. Son olarak çocuk gelişen bir varlık olarak görülür ve iletişim veya hareketlilikle ilgili problemler için aileler, sıkça ‘düzelir’ diye düşünürler. Ailelerin bu problemleri fark etmeleri ve çocuklarının farklı olduğunu görmeleri ise genelde başka çocuklarla bir araya gelindiğinde gerçekleşir.

Otizm kişinin dil, sosyal ve iletişim becerilerini bozan gelişimsel bir hastalık. Çocuklarda otizm rahatsızlığının olup olmadığını ne yazık ki ilk 18 aya kadar anlamamanız normal çünkü belirti kendisini bebeklik döneminde çok göstermiyor. İlk belirtilerin fark edilmesi ile beraber aileler için zorlu süreç başlıyor çünkü çocukları, yaşıtlarına göre gerileme gösteriyor ve bu sanılandan daha da hızlı oluyor.
OTİZİM NEDENLERİ
Nedenlerine gelince halen şundadır denebilecek bir neden bulunamadı. En çok üzerinde durulan nedenler,
• Genetik olduğu ve bazı genlerin bozularak çocuğa taşınması,
• Annenin hamileliğinde hastalık geçirmesi özellikle kızamıkçık,
• Özellikle annenin ilk 8 haftalık hamileliği sırasında bebeğin ağır metallere maruz kalması ( bulaşıcı hastalık, egzoz gazı, GDO’lu ürünler, alkol, sigara gibi..)
Bebeğimiz daha doğmadan aslında bizimle iletişime geçer. Hareketleriyle, hıçkırıklarıyla, konuştuğunuzda size tepki vermesiyle kendini bize hissettirir. Otistik bebeğin anne karnında daha az tepkisel olduğu söylenmekte. Kesin bir bulgu değil ama olası. Bebek doğduktan sonra sesleri, ışığı, karşıdan gelen tepkileri anlamaya çalışır. Özellikle ilk 3 aydan sonra bu bakışlar ve tepkiler daha da netleşir.
Eğer;
3 – 6 ay arası bebeğiniz,
– Yüzünüze bakmıyorsa,
– Kapı, telefon sesine tepki veriyor ama ona seslendiğinizde tepki vermiyorsa,
– Sürekli huzursuz ve ağlamaları fazla ise,
– Müziksel ritimlere, ninnide susuyor ama konuşmaya başladığınızda ağlamalar tekrarlıyor ve artıyorsa,
İlk otistik belirtileri vermeye başladığını düşünülmektedir.
ÖZETLEMEK GEREKİRSE;
Otizim Spektrumu Bozukluklar (OSB) temel olarak sosyal etkileşim, dil becerileri, sosyal iletişim ve soyut algıda gelişme gecikmesi ya da tamamen gelişmeme olarak tanımlanabilir. Ek olarak; basmakalıp davranış, ilgi ve aktiviteler sık görülür. Tüm bu özellikler zekadan, zihinsel işlev ve kapasitesinden bağımsızdır, beynin belli bölgelerinin işlevlerinin farkından kaynaklanmaktadır.
ÖZEL ÇERKEZKÖY AYGÜNEŞ ÖZEL EĞİTİM VE REHABİLİTASYON MERKEZİ olarak yaygın gelişimsel bozukluk tanısı olan öğrencilerimizle öncelikle iletişim becerilerini güçlendirme yönünde, özel yöntem ve terapi teknikleri ile çalışmaktayız. Bu çalışmalar yapılırken farkında olunması gereken şeyler vardır. Bireylerin bağımsız yaşam becerilerinin geliştirilmeleri, davranış problemlerinin azaltılarak gereksinimleri olan beceriler kazanabilmeleri, uygun eğitim programları ile yapılandırılmış ve zenginleştirilmiş öğretim ortamlarının erken yaştan itibaren sağlanması ile doğrudan ilişkili olduğunun farkında olmak gerekir. Tam da bu noktada yaygın gelişimsel bozukluklarda eğitim programımız gereği uygulanan öğretim programları ile beraber oluşturduğumuz duyu bütünleme odalarıyla bireylerin gelişimlerini desteklemekteyiz. Ayrıca bireylerin velilerine yönelik öğretim süreci içerisinde bilgilendirici ve yönlendirici çalışmalar da yapılmaktadır. Kurumumuz tarafından düzenli olarak bilgilendirici ve yönlendirici seminerler yapılmaktadır. Bunlardan bir tanesi de bugün itibariyle yapılmaktadır. Velilere yönelik bu ayki seminer konularımız “Otizimde Tanı Sonrası Uyum ve Kabul Süreci, bir diğeri Doğal Dil Öğretimi‘dir.’’

AYGÜNEŞ AİLESİ İLE BİRLİKTE DİL VE KONUŞMA BOZUKLUKLARI SEMİNERİNE KATILDIK

Kendimizi geliştirmeye,öğrenmeye devam ediyoruz

Page 2 of 2

© 2018 Özel Çerkezköy Aygüneş Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi. All rights reserved.

Arama